Altın içeren yeni bir kanser tedavisi, kemoterapinin performansını geride bırakarak tümör büyümesini yüzde 82 oranında yavaşlatmayı başardı.
Kanser tedavisinde kemoterapinin sağlıklı hücrelere verdiği zarar, önemli bir problem olarak karşımıza çıkıyor. Bilim insanları bu durumu aşmak için çeşitli alternatif yöntemler üzerinde çalışırken, altın bileşenleri son yıllarda dikkat çekici bir şekilde öne çıkıyor.
Diğer maddelere kıyasla kararlılığı ve tepkimeye girme özelliğinin zayıflığı nedeniyle altın, tıbbi alanda kendine özgü bir konumda duruyor.
Avustralya’da bulunan RMIT Üniversitesi’nin öncülüğünde gerçekleştirilen yeni bir araştırma, yapısı değiştirilmiş altın kullanarak kanser tedavisinde önemli bir ilerlemeyi sağlamış durumda.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Araştırmacılar, altın elementini, kanser hücrelerinde bolca bulunan bir enzimle etkileşime girecek şekilde modifiye etti. Bu değişim sayesinde yeni bileşik, enzimin işlevini durdurarak kanser hücrelerinin çoğalmasını ve ilaca direnç geliştirmesini engelledi.
Fareler üzerinde gerçekleştirilen deneylerde, geliştirilen bileşiğin rahim ağzı kanseri tümörünün büyümesini yüzde 82 oranında yavaşlattığı belirlendi. Bu arada, kemoterapide sıkça kullanılan sisplatin yalnızca yüzde 29 başarı gösterebildi.
Araştırmacılar, altın bazlı bileşiğin doğrudan tümörü hedef alması sebebiyle kemoterapide yaşanan yan etkilerin meydana gelmediğini ifade ediyor.
European Journal of Medicinal Chemistry adlı hakemli dergide yayımlanan bu araştırmaya liderlik eden Suresh Bhargava, şu ifadeleri kullanıyor:
Yeni tedavinin seçici yapısı ve tüm vücutta toksisiteyi azaltan etkisi, kanser tedavilerinin sadece daha etkili değil, aynı zamanda daha az zararlı olacağı bir geleceği vaat ediyor.
Bilim insanları, bu yöntemle tümörlerin büyümesi için gerek duyduğu yeni kan damarlarının oluşumunun da engellendiğini gözlemledi. Bu durum yalnızca zebra balıklarında görülürken, çeşitli kanser türlerinde de yeni damarlara engel olunduğu kaydedildi.
Bulguların insanlarda geçerli olup olmadığı henüz netlik kazanmış değil, ancak bilim insanları altın bazlı tedavinin büyük bir potansiyele sahip olduğunu düşünüyor.
Bhargava, “İnsan klinik denemeleri henüz uzak görünse de bu bulgular bizleri oldukça heyecanlandırıyor” şeklinde duygularını dile getiriyor.
0 Comments