NASA’nın James Webb Uzay Teleskobu (JWST) tarafından gerçekleştirilen yeni gözlemler, Bennu ve Ryugu asteroitlerinin kardeş olabileceğini ortaya koydu.
Bu iki asteroit, Güneş Sistemi’nin en tanınmış yapılarından olup, yakın zamanlarda uzay araçları tarafından ziyaret edildi. Japonya’nın Hayabusa 2 misyonu 2019 yılında Ryugu’ya iniş yaparken, NASA’nın OSIRIS-REx aracı da 2022’de Bennu’ya inerek örnek toplamıştı.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Bennu ve Ryugu, Dünya’ya ciddi bir tehdit oluşturmuyor olmalarına rağmen, boyutları ve gezegene olan yakınlıkları nedeniyle dikkatle izleniyor. Bennu’nun çapı yaklaşık 500 metre, Ryugu’nun ise 900 metre olarak ölçülüyor.
Bu asteroitlerin kökenleriyle ilgili en kuvvetli teori, Polana asteroit ailesine mensup oldukları yönünde. Polana asteroitleri, Güneş Sistemi’nin erken dönemlerinde büyük bir asteroidin parçalanması sonucu oluştuğu düşünülmekte.
Bu ailenin en büyük üyesi, Mars ile Jüpiter arasında yer alan ve yaklaşık 55 kilometre genişliğinde olan 142 Polana’dır.
Bilim insanları, JWST tarafından elde edilen 142 Polana’nın spektroskopi verilerini Bennu ve Ryugu’dan toplanan örneklerle karşılaştırarak, yeni bulgular elde etti. Çalışma, 18 Ağustos’ta hakemli dergi The Planetary Science Journal’da yayımlandı.
Araştırmacılar, bu üç göktaşının yapı bakımından benzerlik gösterdiğini tespit etti. Elde edilen bulgular, asteroitlerin çekirdeklerindeki karbon ve nadir bulunan bazı demir oksit türleri açısından benzer bileşimlere sahip olduğunu ortaya çıkardı.
Southwest Araştırma Enstitüsü’nden başyazar Anicia Arredondo, “Güneş Sistemi’nin oluşumunun çok erken dönemlerinde büyük asteroitlerin çarpışarak parçalandığını ve Polana’nın geriye kalan en büyük gök cismi olduğu bir ‘asteroit ailesi’ oluşturduğunu düşünüyoruz.” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Arredondo, bu çarpışmanın kalıntılarının sadece Polana’yı değil, Bennu ve Ryugu’yu da oluşturduğuna inandıklarını ekledi.
Bilim insanları, üç asteroit benzer bileşime sahip olmasına rağmen, içerdikleri maddelerin oranlarının değişiklik gösterdiğini belirtti. Ekip, bu durumun, gökcisimlerinin ayrılmasının ardından farklı yüzeylerin çeşitliliğine maruz kalmasından kaynaklı olabileceğini ifade etti.
Makalenin ortak yazarı Tracy Becker, “Bennu ve Ryugu, Güneş’e Polana’dan çok daha yakın oldukları için yüzeyleri Güneş ışınları ve parçacıklarından daha fazla etkilenebilir.” değerlendirmesini yaptı ve “Polana muhtemelen Bennu ve Ryugu’dan daha yaşlı olduğu için daha uzun süre mikrometeorit çarpmalarına maruz kalmış olabilir.” şeklinde ekledi.
Araştırmacılar, bu durumların asteroitlerin sadece yüzeylerini değil, bileşimlerini de etkileyebileceğini belirtiyorlar.
Arredondo, “Üç asteroit o kadar benziyor ki, aynı ana kaynaktan geldiklerine güvenle söyleyebiliriz.” ifadelerini kullandı.
Ancak mevcut durumda Bennu, Ryugu ve Polana’nın ortak bir geçmişe sahip olup olmadığı kesin olarak belirlenemiyor. Araştırmacılar, Polana asteroit ailesindeki diğer cisimleri inceleyerek daha fazla bilgi elde etme umudunu taşıyor.
0 Comments