Kovid-19’un erkek farelerin spermleri üzerindeki etkilerinin, yavrularında anksiyete gelişimine sebep olabileceği belirlendi.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, SARS-CoV-2 virüsünün neden olduğu pandemide en az 7 milyon insan hayatını kaybetmiş durumda.
Kovid-19 pandemisi büyük ölçüde sona ermiş olsa da, virüsün etkileri hâlâ sürmektedir. Bu etkiler arasında, hastalığın doğrudan etkileri ve karantina uygulamaları gibi müdahalelerin ruh sağlığı üzerindeki sonuçları da bulunmaktadır.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Avustralya’daki Florey Nörobilim ve Ruh Sağlığı Enstitüsü’nden bilim insanları, virüsün sonraki nesilleri nasıl etkilediğine dair bir araştırma gerçekleştirdi.
Deneyde, genetiği değiştirilmiş fareler, SARS-CoV-2’nin insanlardaki gibi hücrelere girmesine olanak tanıyan ACE2 reseptörünü taşıyarak enfekte edildi. Araştırmacılar, virüsün erkeklerin üreme sistemindeki değişiklikleri ve bu değişikliklerin yavrularını nasıl etkilediğini inceledi.
Bulgular, hakemli dergi Nature Communications’ta yayımlanan çalışmada, virüs enfeksiyonunun testis iltihabına yol açtığını ve sperm kalitesini olumsuz etkilediğini ortaya koydu.
Bilim insanları, bu değişikliklerin kalıcı olup olmadığını anlamak için, enfekte fareleri sağlıklı dişilerle çiftleştirdi. Kontrol grubundaki sağlıklı erkek ve dişi farelerin de yavrulaması sağlandı.
Kovid-19 ile enfekte olan babaların yavrularında anksiyete düzeyinin arttığı gözlemlendi. Bu yavrular, özellikle dişi olanlar, açık alanlardan kaçınma ve strese daha fazla reaksiyon verme gibi davranışlar sergiledi.
Araştırmacılar, virüsün spermdeki DNA’yı etkilemediğini, fakat bir sonraki nesilde genlerin ifade edilişini değiştiren RNA moleküllerini etkilediğini belirtti. Ekip, bu moleküllerin beyin gelişiminde önemli rol oynayan genlerin düzenlenmesinde etkili olduğunu ifade ediyor.
Ayrıca dişi yavrularda, anksiyete, depresyon ve diğer duygusal durumları düzenleyen beyin hipokampusundaki belirli genlerin aktivitesinde anlamlı değişiklikler gözlemlendi.
Çalışmanın ortak yazarlarından Carolina Gubert, “Bu durum, epigenetik miras ve beyin gelişimindeki değişimlerin yavrularda gözlemlenen anksiyete artışıyla ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor” diyor.
Araştırmacılar, bu çalışmanın Kovid-19 enfeksiyonunun sonraki nesiller üzerindeki davranış ve beyin gelişimi üzerindeki uzun vadeli etkilerini gösteren ilk çalışma olduğunu vurguluyor.
Bu araştırma fareler üzerinde gerçekleştirildiğinden, bulguların insanlar için geçerli olup olmadığı henüz kesin değil. Ekip, farelerin insanlardan farklı bir bağışıklık sistemine sahip olduğunu ve deneyde yüksek doz virüs verildiğini de belirtmektedir.
Virüsün, sonraki nesillerin beyin gelişimi üzerindeki potansiyel etkilerine yönelik daha fazla araştırma yapılması gerektiği vurgulanıyor.
Çalışmanın diğer yazarı Anthony Hannan, “Bu bulgular, Kovid-19 pandemisinin gelecek nesiller üzerinde uzun vadeli etkileri olabileceğini gösteriyor” diyerek şu eklemeyi yapıyor:
Eğer bulgularımız insanlar için de geçerliyse, dünya genelinde milyonlarca çocuğu ve ailesini etkileyerek halk sağlığı açısından önemli sonuçlar doğurabilir.
0 Comments