Ryugu asteroidi, koptuğu göktaşında sanılandan çok daha uzun süre sıvı su barındırdığı tespit edildi. Bu çalışma, Dünya’daki suyun kökenine dair yeni bilgiler sunuyor.
Karbon açısından zengin olan Ryugu gibi asteroitlerin, yaklaşık 4,6 milyar yıl önce Güneş ve çevresindeki gezegenlerin oluşum sürecinde dış Güneş Sistemi’nde bulunan buz ve tozdan oluştuğu bilinmektedir.
Bilim insanları, bu tür gökcisimlerinde su aktivitesinin Güneş Sistemi’nin ilkel dönemleriyle sınırlı olduğu varsayımında bulunmaktaydılar.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Tokyo Üniversitesi’nden Tsuyoshi Iizuka ve ekibi, Ryugu’dan alınan kaya örneklerindeki lutesyum (Lu) ve hafniyum (Hf) elementlerinin radyoaktif izotoplarını inceledi. Bu inceleme sayesinde, örneklerin geçirdiği jeolojik süreçler hakkında bilgi elde ediyorlar.
Nature dergisinde 10 Eylül Çarşamba günü yayımlanan çalışmada, incelenen örneklerin lutesyuma oranla çok daha yüksek miktarda hafniyum içerdiği gözlemlendi.
Araştırmacılar, bu durumun asteroitteki bazı sıvıların lutesyumu alıp götürmesinin bir sonucu olduğunu ileri sürüyor.
Iizuka, “Ryugu’nun kimyasal kayıtlarının, Dünya’da daha önce incelenen bazı meteoritlerinkine benzeyeceğini düşünmüştük ama bulgular tamamen farklıydı” ifadelerini kullanarak dikkat çekiyor.
Ekip, titiz analizlerle diğer olasılıkları eleyerek, gökcisminin oluşumundan bir milyar yıl sonraya kadar sıvı su barındırdığına dair kanıtlar sunuyor.
Iizuka, “En muhtemel tetikleyici, Ryugu’nun ana asteroidine başka bir cismin çarpmasıdır. Bu çarpışma, kayayı kırarak içindeki buzları eritmiş ve sıvı suyun yüzeye çıkmasına neden olmuştur” diye ekliyor.
Bu gerçekten sürprizdi! Bu çarpışma, ana cismin parçalanıp ardından Ryugu’nun oluşmasına yol açmış olabilir.
Ryugu’nun bir zamanlar parçası olduğu asteroidin 1 milyar yıl boyunca sıvı su içermesi, karbon zengini diğer göktaşlarının da benzer şekilde uzun süre sıvı su bulundurduğunu düşündürtüyor.
Bu durumda, genç Dünya’ya çarpan asteroitlerin, sanılandan çok daha fazla su getirmiş olabileceği ihtimali de ortaya çıkıyor. Araştırmacılar, bunun, Dünya’nın ilk okyanusları ve atmosferi üzerinde önemli etkiler yaratmış olabileceğine inanıyor.
Dünya üzerindeki suyun kökenine dair kesin bir görüş birliğine henüz ulaşılamasa da, genelde göktaşları ve kuyrukluyıldızların gezegene çarpması sonucu suyun geldiği öne sürülmektedir.
Iizuka, Ryugu benzeri cisimlerin bu denli uzun süre buz tutma yeteneğinin dikkate değer olduğunu vurgulayarak, “Bu, Dünya’nın yapı taşlarının düşündüğümüzden çok daha ıslak olduğunu gösteriyor. Bu durum, gezegenimizdeki suyun kökenine dair başlangıç koşullarını yeniden değerlendirmemiz gerektiğini işaret ediyor” ifadelerini kullandı.
Araştırmacılar, Ryugu örneklerini detaylı analiz ederek, ana cisimdeki suyun geçmişini daha iyi anlamayı umuyorlar. Ayrıca, elde ettikleri verileri NASA’nın OSIRIS-REx misyonuyla Bennu asteroidinden alınan örneklerle karşılaştırmayı planlıyorlar.
0 Comments