Elma salyangozlarının gözleri zarar gördüğünde veya çıkarıldığında bu organları yeniden oluşturma yeteneğine sahip olduğu tespit edildi.
Özellikle Brezilya ve Arjantin’in bazı bölgelerine özgü olan pomacea canaliculata türü elma salyangozları, son yıllarda akvaryum ticareti gibi yollarla Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya’da da yaşamaya başlamıştır.
Yerleşmeye başladıkları yeni ekosistemler için tehdit oluşturan bu türler, bazı noktalarda istilacı olarak değerlendirilmekte.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Kaliforniya Üniversitesi’nden Dr. Alice Accorsi ve Stowers Tıbbi Araştırmalar Enstitüsü’nün Başkanı Dr. Alejandro Sánchez Alvarado, İtalya’nın marul tarlalarında sorun yaratan elma salyangozlarıyla ilgili çözüm arayışları sırasında ilgi çekici bir buluş yaptı.
Bilim insanları, salyangozun çeşitli kısımlarının yeniden oluşup oluşmadığını laboratuvar ortamında araştırmaya karar verdiler ve gözlerinin kesilmesi veya çıkarılması durumunda tekrar geliştiğini gözlemlediler.
6 Ağustos’ta hakemli dergi Nature Communications’da yayımlanan çalışmanın yazarlarından Dr. Accorsi, gözün tamamen çıkarılmasından iki haftadan kısa bir süre sonra yeniden büyümenin belirtilerinin görünmeye başladığını ve bir aydan daha kısa bir sürede yeni gözlerin oluştuğunu belirtti.
Bu süreçteki hız ve hassasiyet oldukça dikkat çekicidir ve bu durum, duyu organlarının yenilenme mekanizmalarını keşfetmek adına büyük ölçüde kullanılmamış bir fırsat sunuyor.
Gözlerin tam olarak yeniden oluşması 28 gün sürerken, organın farklı kısımlarının aynı süre ve hızda gelişmediği de kaydedildi.
Bilim insanları, yenileme sürecinin dört ana aşamada gerçekleştiğini, bunun yara iyileşmesi, özel hücre kütlesinin oluşumu, lens ve retinanın gelişimi ile tüm göz bileşenlerinin olgunlaşmasını içerdiğini ifade etti.
İnsanlar ve elma sineklerinin gözleri anatomik olarak benzerlik gösterse de, insanlar yalnızca yara iyileşme aşamasına ulaşabilmektedir. Bu nedenle, bir sonraki adımın neyi tetiklediğini anlamak, insanların göz sağlığına dair önemli bilgiler sunma potansiyeline sahiptir.
Araştırmacılar, omurgalılar ve sirke sineği gibi hayvanlarda göz gelişiminde önemli rol oynayan pax6 genine odaklandı. Elma salyangozlarında da bulunan bu gen, CRISPR gen düzenleme yöntemiyle çalışıldı. Yapılan gen düzenlemesi sonrası üretilen yeni salyangozların sağlıklı olduğu ancak gözlerinin olmadığı belirlendi.
Bilim insanları, göz yenilenmesi sürecindeki her aşamada gen aktivitesini izleyerek, rejenerasyonda rol oynayan genleri tespit etmeyi amaçlıyorlar.
Dr. Alvarado, “Bazı hayvanların karmaşık gözlerini nasıl yenileyebildiğini ve hangi genlerin bu süreçte rol oynadığını anlamak, bir gün insanlardaki göz yaralanmaları için tedavilerin geliştirilmesine yardımcı olabilir” şeklinde bir açıklama yaptı.
Salyangozların göz rejenerasyonu sırasında aktif olan genlerin çoğunun, omurgalıların göz gelişimi ile ilgili olduğu, bu araştırmalar açısından önemli bir bulgu teşkil etmektedir.
Dr. Accorsi ise sözlerini şöyle bitiriyor:
Salyangoz ve insan gözü birbirlerinden bağımsız olarak evrimleşmiş olsalar da, bu bulgular sürecin ortak bir genetik yapı taşına dayandığını göstermektedir.
0 Comments