Bilim insanları, mikropların anne karnında beyin gelişiminde kritik bir işlev üstlendiğini gün yüzüne çıkardılar.
Bebekler doğdukları andan itibaren sayısız mikroba maruz kalıyorlar; bu süreçte beyin de önemli gelişim aşamalarından geçiyor.
Michigan Eyalet Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, daha önce mikropsuz yetiştirilen yeni doğan farelerin hipotalamik paraventriküler çekirdek (PVN) adı verilen bir alanda daha fazla beyin hücresi kaybı yaşadığını tespit etmişti. Bu beyin bölgesi, stres, kan basıncı ve sosyal davranışların düzenlenmesinde hayati bir rol oynuyor.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Araştırma ekibi, mikropların PVN’deki nöron sayısını uzun vadeli etkilerini ve beyin gelişimindeki etkisinin hangi aşamada başladığını anlamayı hedefledi.
Ekip, mikroplarla temas etmiş veya etmemiş annelerin yeni doğan yavrularını farklı ortamlarda izleyerek beyin gelişimlerini takip etti. Bazı yavrular, mikrop taşıyan annelerin yanına, bazıları ise mikropsuz annelerin yanına yerleştirildi.
Bilim insanları, doğumdan üç gün sonrasında farelerin beyinlerini incelediklerinde çarpıcı veriler elde ettiler. Mikrop taşımayan annelerin yavrularında PVN’de daha az nöron bulunmaktaydı. Bu durum, doğumdan sonra mikroplara maruz kalsalar bile değişiklik göstermedi.
Ayrıca, mikroplara maruz kalmayan yetişkin farelerde de bu alandaki nöron sayısının daha düşük olduğu belirlendi.
Bulgular, mikropların beyin gelişimindeki rolünün doğum öncesi dönemden itibaren başladığını ve bu etkilerin uzun vadeli olduğunu göstermekte.
Hakemli dergi Hormones and Behavior’da yayımlanan çalışmanın başyazarı Alexandra Castillo-Ruiz, “Araştırmamız mikropların, vücut fonksiyonları ve sosyal davranışlar için kritik bir beyin bölgesinin gelişiminde önemli bir etken olduğunu ortaya koyuyor” şeklinde ifade ediyor.
Aynı zamanda mikropların etkilerinin, anne mikroplarından gelen sinyallarla rahim ortamında başladığını da vurguluyor.
Bulguların insanlar için kesin geçerliliğini belirlemek henüz olanaksız. Ancak araştırmacılar, farelerle yapılan bu çalışmanın insanlarla paylaşılan önemli biyolojik ve davranışsal benzerlikler içeren bir yapı sunduğunu ifade ediyor.
Bilim insanları, mikropların yaşamın ilk dönemindeki rolünün daha fazla önemsenmesi gerektiğini vurguluyor.
Castillo-Ruiz, “Mikroplar, beynimizin gelişiminde en başından itibaren belirleyici bir görev üstleniyor” şeklinde görüşlerini paylaşıyor.
0 Comments