Yeni yapılan bir araştırma, yaşam tarzının Alzheimer hastalığının başlangıcını nasıl geciktirebileceği üzerine önemli bulgular sunuyor.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (İlgili Düğümler alanı)
En yaygın demans türü olan Alzheimer, yaklaşık 7 milyon Amerikalıyı etkiliyor ve bu sayının önümüzdeki 25 yıl içinde neredeyse iki katına çıkması öngörülüyor. Bu nörodejeneratif hastalık, hafıza kaybı ve diğer bilişsel işlevlerde gerilemeye yol açıyor.
Pazartesi günü Alzheimer Derneği’nin yıllık toplantısında sunulan iki çalışma, beslenme ve egzersizin sağladığı faydaları öne çıkardı. Özellikle bir çalışmada yürüyüşün, BDNF adındaki beyin kaynaklı nörotrofik faktörü artırarak zihinsel keskinliği desteklediği vurgulanıyor.
Calgary Üniversitesi’nde nörobilim alanında yardımcı doçent olan Cindy Barha, NBC News’a yaptığı açıklamada, “BDNF, fiziksel olarak aktif kaldığınızda, örneğin yürüdüğünüzde, beyniniz için doğal bir gübre işlevi görüyor” dedi.
BDNF, beyin hücrelerinin hayatta kalmasına, büyümesine ve daha güçlü bağlantılar kurmasına yardımcı oluyor. Bu durum, özellikle hafıza merkezi olan hipokampüste hafızayı, öğrenmeyi ve ruh halini destekliyor.
Yürüyüşün demans riskini azalttığı sıkça gözlemleniyor; daha yavaş yürüyen bireylerin ise hastalığın erken belirtilerini gösterme olasılığı artıyor.
3 bin yetişkinin katıldığı bir çalışmada, APOE4 adı verilen gen varyantına sahip bireylerin bilişsel fonksiyonlarındaki azalma daha belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor.
İnsanların büyük bir bölümünün metabolizma ve beyin işlevleri üzerinde önemli bir rol oynayan APOE geniyle doğduğu biliniyor. Yapılan genetik testler, Alzheimer riski üzerinde etkili olan ve riski azaltan varyantları belirleyebilir.
APOE4, insanların yaklaşık yüzde 15’inde bulunuyor ve bu durum Alzheimer hastalığına yakalanma riskini artırıyor. Yürüyüşün, bu gen mutasyonuna sahip bireyler için en güçlü koruma sağladığı gözlemleniyor.
İkinci çalışmada ise, APOE4 varyantına sahip kişilerin yaşam tarzı değişikliklerinden daha fazla fayda sağladığı görülüyor. 700’den fazla APOE4 taşıyıcısının yer aldığı 2 bin 500 kişilik çalışmada, katılımcılar egzersiz yaparak, beslenme danışmanlığı alarak ve beyin testleri yaptırarak ilerleme kaydetti.
Finlandiya Sağlık ve Refah Enstitüsü’nden Jenni Lehtisalo, NBC News’a yaptığı açıklamada, APOE4 pozitif bireylerin bu müdahalelerden yaklaşık 4 kat daha fazla fayda gördüğünü belirtti. Yine de bu durumun neden böyle olduğu veya en etkili olduğunda kesin bir yanıt bulunamıyor. Ancak elde edilen bulgular, egzersizin bu bireyler için bir tedavi yöntemi olarak düşünülmesini ve demans riskini azaltma potansiyelini destekliyor.
Diğer araştırmalar, Alzheimer hastalarının beyin sağlığını desteklemek için keto bazlı bir diyet ve ek beslenme yaklaşımlarını öneriyor.
Öte yandan, Güney Kaliforniya Üniversitesi’nden Alzheimer araştırmacısı Hussein Yassine, Science adlı akademik dergide, rafine şeker tüketiminin ve hareketsiz yaşam tarzının bu gene sahip bireylere zarar verebileceğini ifade etti.
Modern yaşam, APOE4 taşıyan bireylerin bazıları için uygun değil.
0 Comments