Sırbistan’ın başkenti Belgrad’ın yaklaşık 100 kilometre doğusundaki Kisiljevo, turist çekmek için alışılmadık bir yöntem geliştirdi.
Bölgedeki bir mezar, 300 yıl önce gömülmüş bir kişiye ait olması nedeniyle ilgi odağı haline geldi. Köylüler, bu mezarın kayıtlara geçmiş ilk vampire ait olduğunu savunuyor.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
11 kuşaktır köyde yaşayan ve eski muhtar olan Mirko Bogicevic, “Ceset hiç bozulmamıştı. Kazık sapladıklarında kulaklarından ve ağzından taze kan akmıştı” ifadelerini kullanıyor.
Blagojevic’in hikayesine dair uzmanlaşmış olan Bogicevic, konuya dair düşüncelerini şöyle ifadeye döküyor:
Muhtemelen vampir olma şansına ya da şanssızlığına sahip sıradan bir adamdı. Kisiljevolu olduğunu ve 1700’lerdeki kayıtlarda adının geçtiğini biliyoruz.
Mezardan çıkarılmasının ardından yakılan cesedin külleri yakınlardaki bir dereye atılsa da, köylüler Blagojevic’in hikayesinin turistleri bölgeye çekeceğini umuyor.
Diğer taraftan Trinity College Dublin’in Avrupa Çalışmaları Merkezi Direktörü Clemens Ruthner, Avusturyalı doktorlar ve askerlere dayanan bu hikayenin bir yanlış anlama sonucu ortaya çıktığını savunuyor:
Bulgarca’daki eski terimlerden “upior”, “kötü kişi” anlamına gelir. Bence köylüler bu kelimeyi tarfırken doktorlar bunu yanlış algılayarak “vampir” yazdı. Cesedin ağzından kan aktığına dair duyumlar aldıklarında da, bunun kan içtiği anlamına geldiğini düşündüler ki bu yanlıştı, köylüler aslında böyle bir şey söylememişti.
Ruthner, bölgedeki gizemli ölümlerin şarbon hastalığı ile ilgisi olabileceğini belirterek, sözlerini şöyle tamamlıyor:
Cadılık gibi vampirlik de insanların anlamakta zorlandıkları olayları, özellikle salgın durumlarını açıklamak için yaygın bir biçimde kullanılmıştır.
0 Comments