Ahtapotların, kollarını son derece ustaca kontrol etmesini mümkün kılan sinir sistemi mekanizması keşfedildi.
Etkileyici bir zekaya sahip olan ahtapotlar, üç kalp taşımaktan renk değiştirme yeteneklerine kadar birçok ilgi çekici özelliği barındırıyor. Ancak bunlar arasında en dikkat çekici olanı, kollarını birbirinden bağımsız bir şekilde kullanabilme yetenekleridir. Bu hayvanların sekiz kolları adeta ayrı beyinlere sahipmiş gibi hareket etmektedir.
Kolların merkezinde bulunan eksenel sinir kordonu (axial nervous cord / ANC) adlı yapı, bilim insanları tarafından omurilik gibi değerlendirilmekte. Kolların içindeki toplam nöron sayısı, ahtapotun beynindekinden bile daha fazladır.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Böylece kollar ve üzerindeki vantuzlar bağımsız bir şekilde hareket edebilme kabiliyetine sahip olmaktadır. Ancak ANC’nin çalışma prensibi ve kas sistemine bağlantısı daha önce tam olarak anlaşılamamıştı. Chicago Üniversitesi’nden araştırmacılar, bu gizemi çözmek amacıyla Kaliforniya iki benekli ahtopotu (Octopus bimaculoides) inceledi.
15 Ocak tarihinde hakemli dergi Nature Communications’ta yayımlanan çalışma, sinir sisteminin bölümlere ayrılmış yapısının kolların bağımsızlığını nasıl sağladığını gözler önüne serdi. Araştırmacılar, kollardan alınan doku örneklerinde nöronların septa olarak adlandırılan boşluklarla bölümlere ayrıldığını ve her bir bölümün kendine özgü bir kas bölgesine bağlı olduğunu gözlemlediler.
Ayrıca, vantuz sinirlerinin de septalar aracılığıyla bağlantı sağladığı ve bu durumun ANC’de vantuzların konumuna dair bir harita oluşturduğunu ortaya koydular. Böylece her bir vantuz, dokunma, koklama ve tatma işlevlerini bağımsız bir şekilde gerçekleştirebiliyor.
Bu tür bir haritalamanın başka canlılarda gözlemlenmediği ifade ediliyor. Çalışmasına liderlik eden Cassady Olson, “Bunu modelleme açısından değerlendirdiğimizde, uzun ve esnek bir kolun kontrol sistemini kurmanın en iyi yolu parçalar halinde düzenlemektir” şeklinde ekliyor:
“Bölümler arasında bir tür iletişim olmalıdır; bu da hareketleri kolaylaştırabilir.”
Araştırmacılar, ahtapotlardan yaklaşık 270 milyon yıl önce ayrıldığı tahmin edilen kalamarların da benzer bir özelliğe sahip olup olmadığını merak etmektedir. Doryteuthis pealeii türündeki kalamarları inceleyen ekip, yalnızca vantuz içeren uzuvlarda bölümlere ayrılmış ANC buldu.
Bu bulgular, bölümlere ayrılmış sinir sisteminin vantuz kontrolü ile ilgili olduğu ve hassas bir kontrol sağlamak için kritik bir önem taşıdığına işaret ediyor. Kalamarlar, vantuzlarını çevrelerini keşfetmekten ziyade avlanma amacı güttüğünden ötürü çok sayıda bölüme ihtiyaç duymuyor olabilir.
Ahtapot gibi hayvanların eşsiz organizmaları, teknolojik alanlarda ilham kaynağı olmaya devam ediyor ve yeni araştırmalar, yumuşak robot üretimi gibi alanlara katkı sağlayabilir. Olson, araştırmalarının ANC’nin kol ve vantuzları kontrol eden devresinin bir çerçevesini sunduğunu belirterek, “Bu, ahtapot kolunu taklit etmeye çalışan yumuşak robot tasarımlarında kullanılabilir” ifadesini kullanıyor.
0 Comments