İskandinavların, Anglosaksonlar ve Vikingler’den çok daha önce Britanya’da yaşamış olduğu tespit edildi.
MS 5. yüzyılda Anglosaksonların Britanya’ya gelmesiyle birlikte İskandinav akınları başlamış ve ilk ciddi Viking saldırısı ise MS 793 yılında gerçekleşmiştir.
Fakat yeni yayınlanan bir araştırma, İskandinavların atalarının Britanya’ya çok daha önce ulaşmış olabileceğini ortaya koyuyor.
Bilim insanları, tarih boyunca yaşamış bireylerin DNA’sındaki değişimleri inceleyerek büyük grupların göçleri hakkında önemli ipuçları elde edebiliyor.
Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)
Ancak, söz konusu grupların genetik profilleri birbirine çok benzediğinde, bu durumu anlamak oldukça zorlaşabiliyor.
Uluslararası bir araştırma ekibi, geliştirdikleri yeni bir yöntemle bu karmaşık durumu aşmayı başardı. Ekip, popülasyonlar arasındaki genetik farklılıkların yanı sıra, genomlardaki nispeten yeni mutasyonlara odaklanarak gruplar arasındaki ilişkileri daha detaylı bir şekilde analiz etti.
Çalışmaları, dün (1 Ocak) hakemli dergi Nature’da yayımlandı ve MS 1-1000 yılları arasında yaşamış yaklaşık 1500 Avrupalının genomu üzerinde gerçekleştirildi. Birleşik Krallık’ın York kentinde MS 2-4. yüzyılda yaşamış bir bireyin atalarının yaklaşık yüzde 25’inin İskandinav kökenli olduğu belirlendi. Bilim insanları bu kişinin bir Romalı asker ya da gladyatör olabileceğini düşünüyor.
Elde edilen veriler, Britanya’da 5. yüzyıldan önce İskandinavların bulunduğunu gösteriyor.
Almanya’nın güneyi, İtalya, Polonya ve Slovakya gibi bölgelerde de İskandinav kökenli bireylerin kalıntıları tespit edildi.
Ayrıca, Viking kalıntılarıyla bilinen İsveç’in Öland adasındaki gömülerde incelenen kişilerin Orta Avrupa ve Britanya kökenli ataları olduğu belirlenmiştir.
Çalışmanın başyazarı Dr. Leo Speidel, bulgularını şu şekilde ifade ediyor:
İskandinavya’daki Viking döneminin genetik yapısını tamamen değiştiren, daha önce bilinmeyen bu göçün yaklaşık MS 500-800 yıllarında gerçekleştiğini keşfettik.
Elde edilen bulgular, 5. yüzyılda bu bölgeye ulaşan İskandinavların tamamen yabancı toprakları fethetmek yerine, atalarının tarihsel yollarını takip ettiğine işaret ediyor.
Araştırmada uygulanan yeni teknik, Avrupa’nın ötesindeki pek çok göç ve etkileşimi açığa çıkarma potansiyeli taşıyor. Dr. Speidel bu konuda şunları dile getiriyor:
Yeni yöntemimiz, dünyadaki diğer popülasyonlara da uygulanarak bulmacanın diğer eksik parçalarını ortaya çıkarabilir.
0 Comments